KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/474 E., 2015/129 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2015
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 146 ada 37 parsel sayılı 6.337,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılması işleminin ve taşınmaz üzerindeki zilyetlik şerhinin iptal edilerek taşınmazın göl yatağı niteliği ile sınırlandırılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde geçen Memiş kızı ...'ın kullanımımında olduğuna dair ibarenin iptali ile taşınmazın kullanıcı olmaksızın göl yatağı vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 146 ada 37 parsel sayılı taşınmazın Dairemizin geri çevirme kararı uyarınca getirtilen ... Kadastro Mahkemesinin 2013/57 Esas sayılı dosyasında da dava konusu edildiği belirlenmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü tapu sicilini oluşturmak; doğru, uygulanabilir, açık ve infazda tereddüt doğurmayacak nitelikte hüküm kurmakla yükümlüdür.
Aynı taşınmaz hakkında birbirinden farklı hükümler kurulması halinde infazda şüphe ve tereddüt oluşacağı, amaçlanan tapu sicilinin tesis edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, Kadastro Mahkemelerinde, aynı kadastro parseli hakkında açılan davaların birlikte görülmesinde zorunluluk vardır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/474, K. 2015/129, 22 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama