KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/7338 E., 2015/4826 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2015
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “mahkemece, çekişmeli taşınmaz için tahsisli mera araştırması yapılmadığı, taşınmazın öncesinin mera vasfında olup olmadığının belirlenmesi için hava fotoğraflarından yararlanılmadığı açıklanarak; öncelikle çekişmeli taşınmaza ilişkin mera tahsis kararı bulunup bulunmadığının ilgili mercilerden sorulması, tespit tarihinden 20 ve 30 yıl öncesine ait iki ayrı tarihli hava fotoğraflarının getirtilerek uzmanından rapor alınması ve bunların yanında usulüne uygun mera araştırması yapılması” gereklerine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.113,46 metrekare yüzölçümündeki bölümün mera kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli 104 ada 6 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında “mera” olarak sınırlandırılıp özel sicile kaydedilmiştir. Davanın açılmasından önce mera il komisyonunun 28.08.2009 tarihli kararı ile çekişmeli taşınmazın bir bölümünün mera vasfı kaldırılarak bu bölüm ham toprak vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş, diğer bölümler ise mera olarak bırakılmıştır.
Davacının davaya konu ettiği 6.113,46 metrekarelik bölümün, mera komisyon kararı ekindeki kroki ve keşfe katılan fen bilirkişisi raporuna göre kısmen ham toprak olarak ayrılan kısımda kısmen de mera olarak kayıtlı olan bölümde kaldığı anlaşılmaktadır. Meraların mülkiyeti Hazineye, kullanma hakkı taşınmazın bulunduğu Köy veya Belediye Tüzel Kişiliklerine ait olup davada Hazine yanında ilgili kamu tüzel kişiliğinin de hasım olarak yer alması zorunludur.
Ne var ki; davacı tarafından davalı olarak yalnızca Hazinenin gösterildiği, dava konusu edilen bölümün bir kısmı mera olarak kayıtlı olmasına rağmen yasal hasım konumunda olan taşınmazın bulunduğu ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin davaya dahil edilmediği ve taraf teşkilinin eksik bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Yasal hasım konumunda olan Köy Tüzel Kişiliği davaya dahil edilmeden işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; dava konusu edilen bölümün hangi kısmının mera, hangi kısımının ham toprak olarak ayrılan bölümlerde kaldığı fen bilirkişisi raporunda gösterilmemiştir. Fen bilirkişisi raporu bu hali ile keşfi takibe elverişli olmayıp yetersiz fen bilirkişisi raporuna dayanılarak karar verilmesi de isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/7338, K. 2015/4826, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama