KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2015/7506 E., 2017/4818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1519, 1933, 2706 ve 3599 parsel sayılı sırasıyla 9420, 1176, 5600 ve 1180 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, 1519, 1933, 2706 ve 3599 parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtlarının davacının miras payı (...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07.09.2010 tarih ve 2010/814-898 Esas, Karar sayılı veraset belgesine göre .../...) oranında iptali ile, iptaline karar verilen taşınmaz paylarının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı tarafın delil olarak dayandığı harici satış senedinin 09.....1948 tarihinde tanzim edildiği, belgenin düzenleme tarihi itibariyle muris ... ... sağ olduğu, aynı tarihte davacının da ... yaşında olmakla hukuki işlem ehliyetine sahip bulunmadığı, bu nedenle delil olarak gösterilen belgenin hukuken geçerli olmadığı, tapu kayıt maliki kök muris ... ... (...)'nın 03.01.1959 günü vefat etmekle terekesinin mirasçıları olan davacı ve davalılara intikal ettiği, terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediği,
davacı ve davalıların terekeye iştirak halinde malik oldukları, mirasçının terekeye dahil bir malı kendi namı hesabına ekip biçse dahi diğer mirasçıların payları yönünden kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de. Mahkemece verilen hüküm kendi içinde çelişkilidir.
Anayasamızın 141/.... maddesi uyarınca, mahkemelerin bütün kararları gerekçeli olmak zorunda olduğu gibi, 6100 sayılı HMK'nın 297/c maddesi uyarınca hükmün, gerekçesini de içermesi gerekmektedir. Gerekçe, toplanan delillerin tartışılıp değerlendirilerek mahkemece tefhim edilen hüküm sonucuna nasıl ulaşıldığının açıklanmasıdır. Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının bir unsurudur.
Somut olaya gelince; davacı ..., 1948 tarihli satış senedine dayanarak dava açmış, taşınmazı Müride'den satın aldığı iddiasında bulunmuştur. ... davacı ...'nin halası olup, her iki taraf da kök muris ...'ın
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2015/7506, K. 2017/4818, 20 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama