KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/1001 E., 2016/8859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2016
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat . ... vs. vekili Avukat.... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazla ilgili olarak 1992 yılında yapılan kadastro çalışması sonucunda tarafların müşterek murisi ....'ın kullanıcı olduğu şerhi verildiği, bu tespitin ise itiraz edilmeksizin 24.12.1992 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında hem güncelleme tarihi (2009) hem de dava tarihine (2011) kadar 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle kadastro tespitinden önceki hukuki sebebin ileri sürülmesi mümkün olmadığından, taşınmazın önceki zilyedinin tarafların müşterek murisleri ... olduğunun kabulünün zorunlu olduğu,
belirtilerek müşterek muris...’in sağlığında yapılmış hukuki bir işlem nedeniyle zilyetliğin davalı ...'e geçip geçmediğinin belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar ... ve ...'ın davalarının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'nun davasının kabulüne, dava konusu 908 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan kullanım şerhinin iptali ile dava konusu taşınmazın davacı ...'nun miras payı dikkate alınarak 1/4'ünün davacının zilyetliği altında, 3/4'ünün davalı ...'ın zilyetliği altında olduğunun tespitine ve zilyetlik durumunun bu şekilde tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/1001, K. 2016/8859, 8 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama