KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/12217 E., 2019/7217 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 185 ada 16 parsel sayılı 860,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir ev ve arsa vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 185 ada 16 parsel tapu kayıtlarının iptaline, ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespit gününden önceki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın murisi olan dedesi Tahir’e ait iken, irsen ve taksim ile öncesine isabet ettiğini ve annesinin de mirasının taksimi neticesinde kendine kaldığını ileri sürerek üçüncü kişi durumunda bulunan kayıt maliki ... mirasçıları aleyhine dava açmıştır.
Mahkemece, dava konusu 185 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacı ... zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, davanın açıldığı 07.04.2014 tarihi itibariyle ve hatta karar tarihi itibariyle davacının annesi ...in hayatta olduğu, bu suretle mirasın davacıya henüz intikal etmediği, davacının yargılama safahatında taşınmazın murisi olan annesinden kalan yer olup kendisine hibe edildiğini noter senetiyle ispat edeceğini ifade ettiği ancak hibe iddiasını ispat açısından ibraz edilen noter evrakının genel vekaletname mahiyetinde olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu haliyle davacının, kendisine henüz intikal etmemiş veya usulünce hibe edildiği ispatlanamamış taşınmaz hakkında kendi adına eldeki davayı açma konusunda aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/12217, K. 2019/7217, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama