KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/12965 E., 2020/483 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 15, 102 ada 5, 7, 118 ada 4, 17 ve 119 ada 27 parsel sayılı 13.467.41, ...,... ve ... metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü ... adına.
136 ada 98 parsel sayılı 14.598,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına ve 136 ada 99 parsel sayılı 1.348,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ile birleşen dosya davacısı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 15, 102 ada 5, 7, 118 ada ...,...,... ada 27, 136 ada 98 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile ... mirasçıları adına, çekişmeli 136 ada 99 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekilinin çekişmeli taşınmazlara ilişkin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Her bir taşınmaz hakkında ayrı ayrı pay oranları gösterilmek suretiyle taşınmazların kim veya kimler adına tescil edileceği kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/12965, K. 2020/483, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama