KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13401 E., 2019/8669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, paydaşı bulunduğu 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında yol boşluğu olarak bırakıldığını ileri sürerek, bu kısmın 173 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapu malikleri adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında Arif Kocamaz mirasçılarından ... davaya dahil edilmiş, diğer mirasçıların ise davaya muvafakatleri sağlanmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 34,42 metrekarelik kısmın 173 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu tescil harici taşınmaz bölümünün, iştiraken paydaşı olduğunu belirttiği 173 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapu malikleri adına tescili istemiyle dava açtığına göre, elbirliği mülkiyetine konu kök muris İsmail Kocamaz terekesi adına dava açtığının kabulü gerekir.
Elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da, tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir.
Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için, bütün mirasçılar adına, yalnız başına dava açması mümkün ise de, bu şekilde açılan bir dava, tüm mirasçıların katılımı sağlanmadan yürütülemez. Bu halde, diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir.
Davanın esası hakkında değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle taraf ehliyetinin bulunması dava şartı olup, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi gereğince mahkemelerce re'sen gözetilmesi zorunludur. Somut olayda, elbirliği halinde taşınmaza paydaş olanlardan Arif Kocamaz ölmüş olup mirasçılarından ...'ın davaya muvafakati sağlanamamıştır.
Her ne kadar adı geçen mirasçı, davalı olarak davaya dahil edilmişse de, davaya muvafakat ettiğine dair beyanı bulunmadığından, dava şartının yerine getirildiğinden söz edilemez.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13401, K. 2019/8669, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama