İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/13469 K.2019/3382

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 07.05.2019 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... ve ... geldiler.…

Esas2016/13469Karar2019/3382Tarih7 Mayıs 2019Okuma4 dk · 758 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2016/13469 E., 2019/3382 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

758 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 07.05.2019 gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... ve ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Çankını İli Orta İlçesi'nde 2000 yılında yapılan Afet Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 127 ada 1 parsel sayılı 630,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılardan ... adına tespit ve 22.11.2000 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra, 28.05.2012 tarihinde kayden ...’a satılmış ve akabinde 28.06.2012 tarihinde kayden ...’a satılarak, ... adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve tapuda yapılan kayden devirlerin muvazaalı olduğu iddiasına dayanarak, çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın evveliyatının tarafların ortak miras bırakanı olan ve 1981 de ölen ...’a ait olduğu hususunda tarafları arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı, çekişmeli taşınmazın babası olan muris ...’a ait olup, murisin 05.06.1970 tarihli senet ile taşınmazı annesi ... ve murisin ...’den doğma çocukları olan, davalının babası ... ile diğer davalı ..., ... ve kendisine sattığını belirterek, taşınmazın söz konusu satışına dair senede dayanarak dava açmıştır. Davalı (muris ...’ın torunu) ...

16.11.2012 tarihli cevap dilekçesinde, çekişmeli taşınmazda babası olan ... mirasçılarından ...’in de hissesi olması gerekirken, her nasılsa diğer davalı olan amcası ... adına tespit ve tescil edildiğini, onun da taşınmazı davalı ...’a kayden sattığını, kendisinin de ...’dan satın aldığını ve iyi niyetli olduğunu savunmuştur.

Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık murisin mirasçısı olup çekişmeli taşınmazı terekeye göre üçüncü kişi konumundaki ...'dan satın alan davalı ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. ve 1024. maddeleri kapsamında iyi niyetli sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, davaya konu taşınmazda davacının hissesinin bulunduğu, bu yerin babasından miras yoluyla kaldığı, 2000 yılında meydana gelen deprem sonrasında davacı ve diğer mirasçıların davalı ...'a vekalet vererek davaya konu taşınmazda yeni bir ev yapılmasını istedikleri, bu esnada kadastro çalışmaları neticesinde davaya konu taşınmazın davalı ... adına tapuya tescil edildiği, tespit maliki ... tarafından davalı ...'a; davalı ... tarafından da davalı ...'a yapılan satış bedellerinin;

inşaat bilirkişisinden aldırılan rapora göre muvazaalı olmadığının belirtildiği ve Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine göre davalı ...'ın kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği ve davaya konu taşınmazı tapuya güvenerek aldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.

Kural olarak, tapu sicilindeki bir kaydın yanlış olduğunu bilmeksizin, bu kayda dayanarak mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kazanan kimse iyi niyetli kabul edilir ve tapu sicilindeki mevcut yanlışlık kendisine karşı ileri sürülemez. Bir diğer ifadeyle, taşınmazın malikini gösteren tapu sicilindeki kayıtlara (tescile) karşı, bu kayıtlar gerçek hak sahipliği durumunu göstermese (yolsuz tescil olsa) bile, iyi niyet tam olarak korunmuştur.

Buna göre, tapuda bir taşınmazın maliki görünen kişinin gerçek hak sahibi olmadığını bilmeyen ve gerekli özeni gösterse dahi bilebilecek durumda olmayan kişi, bu kişinin kendisine tanıdığı ayni hakkı, tasarruf yetkisi eksikliğine rağmen kazanacaktır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde "iyi niyetle tapu kütüğündeki tescile dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin" bu kazanımının korunacağından söz edilirken, 1024. maddesinde "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağı" belirtilmiştir.

Başka bir deyişle, tapuya güven ilkesi gereği taşınmazın mülkiyetini iyi niyetle edinen kişinin kazanımı korunurken, tapudaki tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişinin iyi niyet iddiası dinlenmeyecektir. Somut olayda ise, son kayıt maliki davalı ..., kök muris ...’ın (oğlu ...’den) torunu olması nedeniyle, yolsuz tescili bilmediği veya bilemeyecek durumda olduğu düşünülemez.

Bu durum karşısında, yasa koyucunun yukarıda açıklanan düzenlemelerdeki amacının, ilk bakışta şeklen iyi niyetli görüneni değil, gerçekten iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu göz önünde tutulduğunda, mahkemece tapu kütüğündeki tescile güvenerek taşınmazın mülkiyetini edindiği kabul edilen son kayıt maliki ...’ın, tespit maliki olan diğer davalı ... ve taşınmazı devraldığı davalı ... ile el ve işbirliği içerisinde bulunduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca mahkemece, davacının davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının, davacının ...’den gelen miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 2.037,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13469, K. 2019/3382, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/13469
Karar No
2019/3382
Tarih
7 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/13469 K.2019/5582
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/13469 K.2019/12059
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/13470 K.2019/12064
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/13470 K.2019/3798
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/13473 K.2019/3627
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/13477 K.2019/3625

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.