KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13472 E., 2020/2160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
"Mahkemece bozma kararının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği belirtilerek; bir kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların göz önünde tutulması, sözü edilen dava dışı taşınmazların tespit tutanakları ve dayanak kayıtlarının, davalı iseler dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi; davalı olanlar var ise gerektiğinde HUMK: 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilmesinin zorunlu olduğunun düşünülmesi, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma, soruşturma ve uygulamanın yapılması,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı 20.07.1951 tarih ve 46 sıra numaralı tapu kaydı ile tespite esas alınan ve davalının dayandığı 1938 tarihli ve 1263 tahrir sayılı vergi kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ve davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının da gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Vergi kaydı mülkiyet belgesi olmayıp kural olarak tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanılması mümkün bulunmadığından mahkemenin bu husustaki gerekçesi yerinde değildir.
Ne var ki, davacı Hazinenin dayandığı 20.07.1951 tarih ve 46 sıra numaralı tapu kaydı 44 hektar yüzölçümlü olup, T. sani 1320 ve Mayıs 1288 tarihli muhtelif numaraları ihtiva eden kayıtların birleştirilmesi sonucu oluşturulmuş olup, sınırları “dağ”, “yellibelen”, “ırmak” ve “Manastır yolu ile tarlası” hudutlarını okumakta olduğundan gayri sabit sınırlı olup, miktarıyla geçerlidir. Bu husus hükmüne uyulan bozma ilamında da açıkça belirtilmiştir.
Şu halde, dayanılan tapu kaydına sabit sınır niteliğindeki güney hududunu okuyan “manastır yolu ve tarlası” sınırından başlanarak kapsam tayininde dahi dava konusu taşınmazı kapsaması mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13472, K. 2020/2160, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama