KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13630 E., 2019/8503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ...
Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 52 ve 56, 119 ada 82, 123 ada 5, 129 ada 2, 134 ada 23, 137 ada 6, 138 ada 3, 9, 35, 141 ada 60, 144 ada 19, 154 ada 104, 161 ada 7, 169 ada 6, 182 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 1.249.21, 2.943.75, 4.750.83, 9.082.55, 1.621.41, 1.295.26, 2.484.12, 6.245.91, 2.619.87, 1.351.66, 2.281.57, 2.626.49, 5.635.60, 2.233.69, 42,65 ve 1.417,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, tapu iptali ve miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, "dava tarihinde" 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü süre dolmadığına göre davanın esas hakkında araştırma, inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine" değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalının kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; yargılama sonunda takdir edilecek nispi karar ve ilam harcı kamu düzeninden olup, harcın mahkemece re'sen belirlenmesi gerekir.
Davanın, çekişmeli taşınmazlardaki davacının miras payına yönelik olduğu ve bu paylar bakımından kabul kararı verildiği gözetilerek; davacının miras payına isabet eden dava değeri dikkate alınmak suretiyle harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının değeri üzerinden hesaplama yapılması hatalı olmuştur. Öte yandan, hükmü temyiz eden davalı, kendisi aleyhine açılan davayı, ilk duruşma tarihi olan 20.06.2012 tarihinde kabul etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesinin "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı aleyhine vekalet ücretine yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi.
Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü göz ardı edilerek, davalı aleyhine fazla harca hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13630, K. 2019/8503, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama