KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/13676 E., 2019/8601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 149 ada 31 parsel sayılı 1.416,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, kargir araç bakımevi ve arsası vasfıyla ... Belediyesi adına tespit ve tescil edildikten sonra, tashihen devir suretiyle ... adına kayden intikal ettirilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçe gösterilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, cilt 102, sayfa 74, sıra 7 numarasında kayıtlı tapu kaydına dayandığı halde, sözü edilen tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirilmediği gibi, haritası bulunup bulunmadığı araştırılmamış, mahallinde yöntemince uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut nitelikte beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, öncelikle davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile varsa haritası ve çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıtlar getirtilmeli, bundan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişiler ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı,
keşif sırasında davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamı haritasının mevcut olması halinde 3402 sayılı Yasa'nın 20/A madde uyarınca haritası uygulanmak suretiyle, haritasının mevcut olmaması ya da uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kayıtta yazılı sınır yerleri tek tek okunarak belirlenmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınır yerleri teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli,
bu şekilde taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilmeli; tapu kaydının idari yoldan oluştuğunun ve taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığı hususları sorulup saptanılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki bulunduğu takdirde gerekirse yüzleştirme yapılarak oluşan çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, öncesinin imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı,
imar-ihya gerektiren yerlerden ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarında; inşaat mühendisi bilirkişiden ise, taşınmaz üzerindeki binanın yapım tarihi ve yaşıyla ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın değişik yönlerden renkli fotoğrafları çektirilerek rapora eklenmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/13676, K. 2019/8601, 17 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama