İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/14694 K.2020/4013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Esas2016/14694Karar2020/4013Tarih5 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.049 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2016/14694 E., 2020/4013 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2020
Mahkemesi
KADASTRO MAHKEMESİ
Dava türü
KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
Kanun yolu
TEMYİZ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.049 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, aynı tapu kaydı ve ayrı ayrı vergi kayıtları, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Erdemli İlçesi Tömük Köyü çalışma alanında bulunan 58 ada 1 parsel sayılı 21.500,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ... adına. 58 ada 2 parsel sayılı 27.800,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz aynı nedenle kadastro tutanağındaki gösterilen payları oranında Hüsnü Güpür ve Halil Güpür adına.

58 ada 3 parsel sayılı 66.800,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz aynı nedenle Ahmet Küpür adına. 58 ada 5 parsel sayılı 49.000,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz aynı nedenle Süleyman Küpür adına. 58 ada 6 parsel sayılı 33,000,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz aynı nedenle kadastro tutanağında gösterilen payları oranında ... ve ... adlarına.

58 ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 15.100,00, 10.800,00 ve 8.875,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazlar ise aynı nedenle kadastro tutanağında gösterilen payları oranında ..., Fatma Küpür, Şerife Küpür, Abide Küpür ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ...Ali Ak ve arkadaşları aynı tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak kadastro tespitlerinin iptali ve taşınmazların miras hisseleri oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.

Yargılama sırasında ... ve arkadaşları aynı sebeplerle miras hisseleri oranında taşınmazların adına tescili istemiyle. Hazine ise tespite esas alınan tapu kaydının miktar fazlasının adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil Hazine, davacı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ......’ın davalarının reddine, diğer davacıların davalarının kabulüne dava konusu 58 ada 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, teknik bilirkişi ...’ın 20.11.2003 tarihli ek raporunda belirttiği şekilde taşınmazların toplamı 4.369.888.051.200 pay kabul edilerek, payları ve isimleri hükümde gösterilenler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil Hazine vekili, davacı ...

Güpür ve arkadaşları vekili, davacı ... mirasçıları ve müdahil (... mirasçısı) ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak davacı ... tüm parseller hakkında dava açmış; 15.12.1987 tarihli dilekçesi ile dava konusu 58 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasından feragat ettiğini belirtmiştir. Diğer parseller yönünden feragata ilişkin beyanı olmamasına karşın mahkemece tüm parseller hakkında davadan feragat etmiş olduğunun kabulü isabetsizdir.

Öte yandan tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak davaya katılan ...'ün, Karaveli kızı Fatma ile ırsiyet bağı da dosya kapsamından anlaşılamadığı gibi Müdahil Hazine; tespite esas alınan tapu kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu, dolayısıyla miktarı ile geçerli olduğunu ileri sürerek miktar fazlasının Hazine adına tescilini istemiş olduğu halde bu yönde yapılan araştırma da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Tespite esas esas alınan tapu kaydının sınırları say, ..., kaş ve hark olup gayri sabit sınırlı olduğuna göre 30 dönüm miktarlı kaydın miktarı itibarı ile çekişmeli taşınmazların tamamını kapsaması söz konusu değildir. Bu durumda Hazine ile olan uyuşmazlık tapu kaydı kapsamı dışında kalan çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine yöneliktir.

Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti 5602 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre 21.07.1957 tarihinde yapılmış olup, sözü edilen Yasa, zilyetlikten iktisap edilebilecek taşınmazların toplam miktarı hususunda bir sınırlama içermemektedir.

Ancak sınırsız kazanımlar yönünden görülen sakınca üzerine 17.03.1954 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa'yla 5602 sayılı Yasa'nın 13. maddesinde değişiklik yapılarak belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarı beher taşınmazda 20 dönüm olarak sınırlandırılmış ve bu miktarı aşan taşınmaz iktisabında 10 yıl ve daha önceki tarihli vergi kaydının mevcudiyeti aranmıştır.

Daha sonra 12.07.1966 tarihinde yürürlüğe giren 766 sayılı Tapulama Kanununun 33. maddesi, her bir taşınmazda 20 dönüm olan miktar sınırını 100 dönüme çıkarmıştır.

Hukukumuzda, belgesiz zilyetlikten edinilebilecek taşınmazların toplam yüzölçümü hususunda ilk sınırlama 766 sayılı Yasa'nın 33. maddesini değiştiren ve 26.07.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1617 sayılı Kanun ile getirilmiş ve bu değişiklikle beher taşınmazın 20 dönümlük miktarının belgesiz zilyetlikle edinilebileceği ancak bu yolla kazanılacak taşınmazların büyüklüğünün bir tapulama bölgesinde 50 dönümü geçemeyeceği belirlenmiş ve ek madde ile de sözü edilen değişikliğin Yasanın neşir ve ilan edildiği tarihe kadar açılmış bulunan davalarda uygulanamayacağı ifade edilmiştir.

Bilahare 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu ise, belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarını aynı çalışma alanı içinde kuru toprakta 100 dönüm, sulu toprakta 40 dönüm olarak belirlemiş, fazlası için 14. maddede yazılı belgelerin mevcudiyetini şart koşmuştur.

Hal böyle olunca Mahkemece öncelikle ...'ün ... kızı ... ile irsi ilişkisinin olup olmadığı belirlenmeli, tespite esas alınan, aynı zamanda temyiz edenlerin de dayanmış olduğu tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı; uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle göz önünde tutulmalı; kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli;

tapu kaydının sabit sınırlarından başlamak suretiyle kapsamı miktarı ile belirlenmeli; kaydın kapsamında kalan bölümler yönünden 58 ada 1 sayılı parsel yönünden davadan feragat ettiği gözönünde tutularak davacı ... ve yukarıda değinilen irs ilişkisinin kanıtlanmış olması halinde müdahil Rabia'nın kayıt malikinden gelen hakları olup olmadığı değerlendirilmeli; kaydın miktar fazlası olan bölümler üzerinde ise bu bölümün öncesinin ne, ya da kime ait olduğu, kimden kime, kimlere ne zaman ve ne şekilde geçtiği, tespit tarihi itibari ile kim ya da kimlerin zilyet olduğu,

zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı; tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde çelişki giderilmeli; uzman teknik bilirkişiden keşfi izlemeye ve yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalı;

ayrı parsel numaraları almış olmalarına rağmen öncesinde çekişmeli taşınmazların tamamının bir bütün olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra kadastro tespit tarihi itibari ile 5602 sayılı Yasa'nın 6335 sayılı Yasa ile değişik 13. maddesi yürürlükte olmakla birlikte, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren ve dava lehe olduğu için eldeki davada 766 sayılı Yasa'nın 33. maddesine göre (1617 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hali) belgesiz zilyetlik yolu öncesi bir bütün (tek parça) olan taşınmazda toplam 100 dönüm miktarında mülk edinilmesinin mümkün bulunduğu göz önüne alınarak,

tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılar ve müdahillere ayrı ayrı iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/14694, K. 2020/4013, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/14694
Karar No
2020/4013
Tarih
5 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14695 K.2020/10859
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14696 K.2020/10864
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14697 K.2020/10867
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14698 K.2020/11758
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2016/14700 K.2020/10812
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/14702 K.2020/14253

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.