KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/14874 E., 2017/3339 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2017
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 12141 ada 13 parsel sayılı 216.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1992 tarihinden itibaren ...'nin fiili kullanımında bulunduğu, tahtalı barajı uzun mesafeli koruma alanı içinde kaldığı şerhi yazılarak arsa vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak davalı adına yazılan kullanıcı şerhinin iptali ile taşınmazın üzerindeki meskenle birlikte tamamının kendi adına tescili istemiyle. İbrahim Cevahir ve arkadaşları ise eski tapu kayıtlarına dayanarak, 6292 sayılı Yasa’nın 7. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacılar İbrahim Cevahir mirasçıları ve dava arkadaşlarının davalarının feragat nedeniyle reddine, ...'ın dava konusu 12141 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapuda adına tesciline ilişkin talebinin reddine,
şerhe yönelik davasının ise kabulü ile taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki davalı ... adına verilen kullanıcı şerhinin iptali ile tapunun beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve davacının kullanımında bulunduğu ve tahtalı barajı uzun mesafeli koruma alanı içerisinde olduğu şerhleri yazılarak çekişmeli taşınmazın arsa vasfıyla ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili ve dahili davalı İzsu Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazı önceki zilyedi ...’dan satın aldığı ve taşınmazın emlak vergilerinin bayii olan ...’dan ödendiği, üzerinde kendisine ait evi bulunduğu halde davalı ... adına şerh verilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla çekişmeli taşınmazın üzerindeki evle birlikte kendi adına tescili istemiyle dava açmış; aşamalarda da dava dilekçesini tekrar ederek davanın kabulünü savunmuştur.
Mahkemece, davacının tespitin iptali ve taşınmazın kendi adına tesciline ilişkin talebinin, çekişme konusu taşınmazın, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince ... adına orman sınırları dışına çıkarılması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle reddine; ancak taşınmazın davacı tarafça kullanıldığının ispat edilmiş olması nedeniyle beyanlar hanesine davacının kullanımında bulunduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamına ve davacının temyiz talebinin içeriğine göre uyuşmazlığın, 1987 yılında orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen 2/B uygulama çalışmalarına ilişkin olduğu bir başka deyişle, mülkiyet durumu daha önce kesinleşerek ... adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dava, 3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre düzenlenen kullanım kadastro tutanağının askı ilan süresi içinde açılmış ise de yapılan bu kadastro işlemi 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince ... adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların fiili kullanıcılarının tespiti amacına yönelik olup, bu tespite karşı askı ilan süresinde kadastro mahkemesinde açılacak davanın da kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde olması gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/14874, K. 2017/3339, 9 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama