KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15433 E., 2020/346 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfiyle gösterdiği 1.570,77 metrekarelik taşınmazın bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca, bu niteliktesi davalarda Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte husumet yöneltilmesi zorunludur. Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda dava, Hazine ve ...'na aleyhine açılmıştır.
Ancak, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları, il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da davada yer alması gerektiği halde, mahkemece bu husus gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.
Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalıdan davaya ilişkin savunma ve delileri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15433, K. 2020/346, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama