KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/1553 E., 2019/392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2019
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... sayılı 448.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, tespite esas tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı ve davalının zilyetlikle iktisap koşullarını taşımadığını öne sürerek dava açmıştır.
Yargılama sırasında ... ve arkadaşları, satın alma ve kazandırcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı Hazine'nin davasının reddine, müdahil davacılar ..., ... ve ...'ın dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, çekişmeli 266 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ile katılanlar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre katılanlar ..., ... ve ...'ın yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin, katılanların davası yönünden görevsizliğine ilişkin usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden katılanlardan alınmasına, 2- Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, tespite esas tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, dava dışı ... lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın dava dışı ... adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç usul hükümlerine uygun değildir. ... taşınmazın tespit maliki yani davalı olmadığı gibi davada, davacı ya da katılan olarak da yer almamıştır.
3402 sayılı Kanun'un 30. maddesinde sayılan haller dışında kadastro hakiminin hak sahibinin re'sen belirleme yetkisi bulunmamaktadır. Somut olayda anılan kanun maddesinde yer alan haller bulunamadığına göre davanın tarafların iddia ve savunmaları kapsamında görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/1553, K. 2019/392, 30 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama