KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15908 E., 2020/2508 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2020
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İli ... Köyü çalışma alanında bulunan 404 parsel sayılı 44.125,60 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, ... adına tespiti yapılmış ve tespit 12.12.1952 tarihinde kesinleşmiş, bilahare 04.09.1979 tarihinde satış yapılmak suretiyle davalı ... ve arkadaşları adına tapuya tescil edildikten sonra, 2001 yılınca yapılan uygulama kadastrosu neticesinde 104 ada 60 parsel numarasını almıştır.
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptali ve adına tescil istemiyle 02.05.2012 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 27.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın 27.10.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davacının kullanımında olduğu, kadastro tespiti sırasında sehven çekişmeli taşınmaz içerisinde gösterildiği gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davaya konu edilen 104 ada 60 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 12.12.1952 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmaz ile kendi adına kayıtlı 104 ada 56 parsel sayılı taşınmaz arasında kadim bir duvarın bulunduğu, belirtilen bölümün kadastro tespiti öncesinden bu güne kadar 56 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından kullanıldığı iddiasına dayanarak 02.05.2012 tarihinde belirtilen bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15908, K. 2020/2508, 2 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama