KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/15918 E., 2020/1564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 122 parsel sayılı 34.313,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına 01.10.1998 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle 17.03.2015 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 122 parsel sayılı taşınmazın 14.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yer alan düzenlemeye göre kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamaz. Somut olayda çekişmeli taşınmazın kadastro tespiti 05.09.1997 tarihinde yapılmış ve tespit 01.10.1998 tarihinde kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edilmiştir. Buna göre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi olan 17.03.2015 tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/15918, K. 2020/1564, 8 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama