KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/16052 E., 2020/2044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ...e Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 33 parsel sayılı 2.700,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... ile ..., çekişmeli taşınmazın kök muris ... terekesine dahil olduğu, ölümüyle taksimen miras bırakanları ...’a isabet ettiği, Asiye’nin ölümüyle ise, taşınmazın zilyetlik ve tasarrufunun kendilerine geçtiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ve eşit hisselerle adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Davalı ise, çekişmeli taşınmazın kök muris ...’ın ölümüyle taksim edildiğini, ardından becayiş suretiyle kendisine isabet ettiğini savunmuştur.
Mahkemece işin esasına girilmek suretiyle davalının savunmasına itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, davacılar taşınmazın miras bırakanları ...’dan intikal ettiğini belirttikleri ve Asiye’nin davacılardan başka mirasçısı bulunduğu halde, davacı taraftan taşınmazın kendilerine ne şekilde intikal ettiği (taksim, hibe, satış) sorulup açıklattırılmadığı gibi, diğer mirasçıların taşınmazda hakları bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmamış bir başka ifade ile davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı belirlenmeden eşit paylarla adlarına tescile karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Aktif dava ehliyeti dava şartı olup, bu şartın varlığı saptanmadan işin esasına girilerek karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, davacılardan taşınmazın ne şekilde kendilerine intikal ettiği sorulmalı ve taşınmazın taksim, hibe ve benzeri hukuki bir yolla intikal etmediği anlaşıldığı takdirde, bir mirasçının terekeye karşı üçüncü kişi konumundaki birine karşı muristen gelen hakka dayanarak kendi adına tek başına dava açamayacağı göz önünde bulundurularak,
davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeli, çekişmeli taşınmazların hukuki bir yolla davacı tarafa intikal ettiğinin iddia ve ispat edilmesi halinde ise işin esasının incelenmesine geçilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/16052, K. 2020/2044, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama