KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/16468 E., 2016/9810 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2016
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 286 ada 10 parsel sayılı 1.084,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca ... sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 286 ada, 10 parselde bulunan 1084 metrekarelik alan için beyanlar hanesinde bulunan "üzerinde bulunan 1 katlı bina ...'a aittir parselin 250 metrekaresi Satı Kızıldeli, 400 metrekaresi ... ve 434,82 metrekaresi ...'ın tasarrufundadır." belirtmesindeki "434,82 metrekaresi ...'ın tasarrufundadır." kısmının iptal edilerek yerine "94,92 metrekaresi Mehmet kızı ... ve 339,90 metrekaresi ...'ın tasarrufundadır" şeklinde değiştirilerek bu kısımların adı geçen şahısların zilliyetliğinde olduğunun tutanağın beyanlar hanesine şerh düşülmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın 94.92 metrekaresinde davacının zilyet olduğu kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Çekişmeli taşınmaz ile ilgili kullanım kadastrosu 1998 yılında yapılmış, bu çalışmalar sırasında davalı ... lehine kullanıcı şerhi verilmiş, 2010 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sırasında ise taşınmazın 434.82 metrekaresinde ... lehine zilyetlik şerhi verilmekle birlikte taşınmazın 250 metrekaresinin ... ve 400 metrekaresinin...kullanımında olduğu belirlenmiştir. Davacı ...
10.04.2014 tarihinde açtığı davada davalı olarak ... ile birlikte sadece ...'ı göstermiş, Mahkemece de taşınmaz üzerinde lehine zilyetlik şerhi bulunan şahısların zeminde belirli yerleri olmadığı ve bu nedenle dava dışı...ve...'nin de davada taraf olması gerektiği göz ardı edilmiştir. Taraf teşkili dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilemez. Hal böyle olunca.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/16468, K. 2016/9810, 12 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama