KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/17227 E., 2019/7868 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2019
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ...,... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 01.04.2015 tarihinde dava açmış, yargılama devam ederken dava konusu yerin ... Mahallesi 803 ada 1 parsel içerisinde kaldığı anlaşıldığından 914,08 metrekare yüzölçümündeki yerin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisi...’ün 16.11.2015 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen ve tamamı yeşil kalemle taralı 914,08 metrekarelik yerin Hazine adına olan tapu kaydının iptali davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması nedeniyle verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı ...’e ait nüfus kaydının incelenmesinden, davacının yargılama sırasında 30.5.2015 tarihinde öldüğü, buna karşın mirasçılarının davaya dahil edilmediği ve ölümle vekalet ilişkisi son bulduğu halde bu yön göz ardı edilerek, davacının ölümünden önce vermiş olduğu vekaletnameye istinaden vekil huzuru ile davaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi doğru değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/17227, K. 2019/7868, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama