KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/17606 E., 2020/2244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 49 parsel sayılı 6.569,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle... adına tespit ve tescil edildikten sonra, intikalen ... adına kayden tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak, tapu iptali ve miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 105 ada 49 nolu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1998/1028-1023 Esas, Karar sayılı veraset ilamındaki paylara göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın, davacıların ortak murisi ...’a ait olduğu kabul edilmek suretiyle, muris... mirasçıları olan davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından, davalı ...'in, muris...'ın mirasçısı olmadığı ve... terekesine göre 3. kişi durumunda bulunduğu ve davacıların, çekişmeli taşınmazın miras bırakanları...'dan kendilerine intikal ettiği iddiası ile miras paylarına yönelik olarak dava açtıkları anlaşılmaktadır. Terekeye dahil bir taşınmaz için, bir mirasçının tek başına terekeye göre 3. kişi konumunda bulunan biri aleyhine, miras payının adına tescili istemiyle dava açması hukuken mümkün değildir.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır.
Bu halde mirasçılardan bir kısmının, kendi payları hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davanın, diğer mirasçıların katılması (icazet vermesi) veya davanın terekeye temsilci atanması suretiyle sonuçlandırılmasına olanak yoktur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/17606, K. 2020/2244, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama