KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/4878 E., 2019/2022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu .... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 169 parsel sayılı 2.864,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare yargılama sırasında ölümü üzerine 27.06.2013 tarihinde mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmaza komşu olan ve kadastro sonucunda adına tescil edilen 101 ada 170 ve 171 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiasına dayanarak, çekişmeli taşınmazın bir bölümüne yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 101 ada 169 parsel sayılı taşınmazın 03.05.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 139,83 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı aynı ada 171 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, teknik bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen bölümün davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Şöyle ki; keşifte dinlenen ve beyanları hükme esas alınan mahalli bilirkişi ..., çekişmeli taşınmaz bölümünün kime ait olduğunu bilmediğini, davalıların babası ...'ın davacıya ait 171 nolu parselde bulunan evin yakınına kadar çekişmeli 169 nolu parseli ekip biçtiğini;
davalı tanığı ..., çekişmeli 169 ve davacıya ait 171 parsel sayılı taşınmazların sınır olduğu yerde yol tarafından giriş kısmında, davacının kendisine ait olan taşınmazdan 170 nolu parselin bitişiğinin biraz ilerisine kadar davalı tarafa, evlerine geçiş için yol verdiğini, bunun karşılığında davalının da 171 nolu parselin 169 nolu parsele komşu olduğu yerde evinin yanında 3 metre kadar kısmın 166 nolu parsele komşu olduğu sınıra kadar yer verdiğini, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacıya ait olduğunu hem davacının kendisinden, hem de davacı tanığı olarak dinlenen ... ve ...’den duyduğunu ifade etmiş;
davacı tanıkları ... ve ... ise, dava konusu taşınmaz ile davacıya ait taşınmazın sınırının neresi olduğunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Şu halde, mahalli bilirkişi ve davalı tanığının beyanları bilgi ve görgüye dayalı olmayıp, duyuma dayalı olduğu gibi, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacının zilyet olduğuna dair bir beyanlarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/4878, K. 2019/2022, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama