KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/5570 E., 2017/3085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu. 180 ada 33 ve 181 ada ... parsel sayılı sırasıyla ....616,... metrekare ve ....949,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı ve hibe nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ile ... ... taşınmazların muris ...'dan intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiası ile miras paylarının adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 180 ada 33 ile 181 ada ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, çekişme konusu 180 ada 33 ve 181 ada ... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile; .../... payın davacı ... adına, .../... payın davacı ... ... adına, .../... payın ise davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar temyize konu taşınmazların kök murisleri olan ...'ten intikal ettiğini, ...'in terekesinin mirasçıları arasında usulüne uygun taksim edilmediğini ileri sürerek; tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ve iptal edilen payların adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, temyize konu 180 ada 33 ve 181 ada ... parsel sayılı taşınmazların davalı ...'nun dedesi ...'ndan kaldığı, ...'nun ölümünden sonra erkek evlatları arasında taşınmazların taksim edildiği, temyize konu taşınmazların ... evlatlarından davalı ...'nin babası ...'ın payına isabet ettiği daha sonra davalı ...'ye geçtiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ne var ki, muris ...'in mirasçısı olan davalı ...'nin babası ... ..., dava tarihinde ve karar verildiği tarihte hayatta olduğuna göre davalı ...'nin, "... mirasçısı" sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda "... terekesi" karşısında davalının .... kişi durumunda bulunduğu kuşkusuzdur.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, haklarının terekenin tamamını kapsadığı, TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır.
Bu halde mirasçılarından birinin kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından, terekeye dahil bir taşınmaz için bir mirasçı tek başına .... kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açamaz. Hal böyle olunca, Mahkemece temyize konu taşınmazlar yönünden davanın
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/5570, K. 2017/3085, 4 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama