KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/5602 E., 2016/9013 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2016
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Güngören Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 301 parsel sayılı 36.594,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; taşınmazın bir kısmının tarafların murisi ... Haber tarafından kullanılmaya başlandığı, ... Haber tarafından meyve ağaçları dikmek, sebze yetiştirmek, buğday ekmek suretiyle kullanıldığı bu kısımda yer alan eski evin ... Haber tarafından yaptırıldığı, tanık ve mahalli bilirkişilerin anlatımına göre ...
Haber vefat ettikten sonra dava konusu parseli davalının kullanmaya devam ettiği, babasının kullandığı yeri biraz daha genişlettiği, davacıların kullanımının olmadığı, taşınmazdaki meyve ağaçlarının muris vefat ettikten sonra yetiştirilmiş olduğu, tespit tarihinde dava konusu parseli davalının kullandığı, davacıların hiç kullanımlarının olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir.
Dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kullanımının muristen intikal ettiği belirlenmiştir. Kalan bölümün davalı tarafından ormandan açıldığı belirlenmiş ise de paylaşma olmaksızın muristen intikal eden zilyetliğe dayalı kullanımın tüm mirasçılar adına sürdürülmüş olduğunun kabulü zorunlu olduğu gibi, bu sıfatla kullanım sırasında yapılan genişletmenin de tereke adına olduğunun da hayatın olağan akışının gereği olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca Mahkemece davanın, davacıların payı oranında kabulü gerektiğinin göz ardı edilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davalı ...
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/5602, K. 2016/9013, 14 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama