KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/606 E., 2018/5235 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 3 parsel sayılı 597,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kadimden beri köy halkı tarafından kullanılan umumi yol olduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 111 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişi raporunda (A), (C), (D) ve (F) harfleriyle gösterilen kısımların haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün umumi yol olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Kamu malları başlığını taşıyan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesinde kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kadimden beri kamunun yararlandığı orta malı taşınmazların tescil mahiyetinde olmayan sınırlandırmaya tabi olduğu açıklandıktan sonra yol, meydan ve köprü gibi orta mallarının ise, haritasında gösterilmek suretiyle kadastrosunun yapılacağı belirtilmiştir. Genel yollar kamunun yararlandığı orta mallarıdır.
Genel yollar idarenin tahsis kararıyla kamunun yararlanmasına tahsis edilmekle bu niteliği kazanabilecekleri gibi, kadimden yani öncesi bilinmeyen zamandan bu yana kamunun yararlanmasıyla kamu malı olma niteliğini kazanırlar. Kamu malı niteliğini kazanan orta malı, yol, meydan ve köprülerin TMK.'nın 713/1. maddesi hükmü uyarınca olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla kazanılmaları ve TMK.'nın 999. maddesi uyarınca da tapu siciline tescil edilmeleri olanaksızdır.
Ancak kapanan yollar, yol boşlukları veya fazlalıkları ile kullanılmayan köy boşluklarının TMK.'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nın 14, 16/A, 17 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 21. maddeleri gereğince kazanma koşullarının oluşması halinde kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmeleri mümkündür.
Somut olayda, dosyada fen bilirkişi raporuna göre, Mahkemece genel yol olduğu kabul edilen taşınmaz bölümünün yol olarak devamı bulunmayıp, dava konusu 111 ada 3 ve dava dışı 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazların içerisinden geçtikten sonra yine 111 ada 3 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde son bulmaktadır. Bu nedenle, taşınmazın umumi yol olduğu şeklindeki tanık ve bilirkişi beyanları hayatın olağan akışına uygun değildir.
Öte yandan, çekişmeli taşınmaz bölümünün bir an için yol vasfında olduğu kabul edilse dahi davacı tarafça yolun bir bölümünün yeraldığı komşu 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili harcı yatırılarak yöntemine uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığından ve sözkonusu parsel hakkında bu aşamadan sonra 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesi uyarınca dava açılma imkanı da olmadığından, mahkemece verilen kararın infaz kabiliyeti de yoktur.
Şöyle ki, sadece 111 ada 3 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kalan kısımların yol olarak bırakılması durumunda, yol olarak kabul edilen bu kısmın ana yolla hiçbir şekilde bağlantısı olmayacak, dolayısıyla da dava konusu 111 ada 3 parsel sayılı taşınmaz içerisinde başlayıp, yine aynı taşınmaz içerisinde sona eren bir yol olacaktır ki, bu nitelikteki bir yerin umumi yol olduğundan sözetme imkanı da yoktur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/606, K. 2018/5235, 1 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama