KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/6264 E., 2019/1262 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2019
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... İli ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 2 parsel sayılı 1.505,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1994 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tespitin itirazsız kesinleşmesi üzerine 29.10.1994 tarihinde tescil edildikten sonra, 2008 yılında kayden davalı ...’ye satılarak onun adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak tapu iptali ve kendi adına tescili, olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki kendisine ait muhdasatların değerinin ve yapılan faydalı ve zorunlu masrafların tespit edilerek faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 118 ada 2 nolu parselin tapu kaydının iptali ile 257,97 metrekaresinin davacı adına, geri kalan kısmının davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz hakkındaki kadastro tespiti 1994 tarihinde yapılmış ve 29.10.1994 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün 1990-1991 tarihinden beri kendi zilyetliğinde olduğu iddiasına, yani bir başka anlatımla, kadastrodan önceki hakka dayanarak dava açmıştır.
Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra artık, "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamaz. Dosya kapsamına göre tutanağın kesinleştiği 29.10.1994 tarihi ile dava tarihi olan 24.03.2015 tarihi arasında 10 yıldan fazla sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/6264, K. 2019/1262, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama