İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/9015 K.2016/7907

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 17.03.2015 gün ve saatte temyiz edenlerden ... vekili Avukat ... ve Hazine vekili ... ile aleyhine temyiz istenilen ...…

Esas2016/9015Karar2016/7907Tarih19 Ekim 2016Okuma4 dk · 888 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2016/9015 E., 2016/7907 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2016
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

888 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 17.03.2015 gün ve saatte temyiz edenlerden ... vekili Avukat ... ve Hazine vekili ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirilip, süresinde yapılan inceleme sonucu verilen geri çevirme kararı ile istenilen belgeler de dosyasına konulduktan sonra yeniden inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle "tescili istenen taşınmaz tapulama sırasında dere yatağı olarak bırakıldığı halde, jeolog bilirkişisinden rapor alınmaması, taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığının belirlenmemesi, davacı bitişiğinde bulunan tapulu 889 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte dava kanusu taşınmazı satın aldığını ileri sürdüğü halde dinlenen tanıklardan bu hususun sorulmamasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında ...; davacı ...'dan taşınmazın zilyetliğini devraldığını öne sürerek; ..., bitişiğindeki tapulu 889 parsel sayılı taşınmazın bir kısım payı ile tescili istenen ve üzerinde ev bulunan bölümle birlikte tahminen 400 metrekare yüzölçümündeki yeri önceki maliklerinden devraldığını öne sürerek; ..., tescili istenen taşınmazın ...'a satılan evin kapsadığı 153 metrekare yüzölçümündeki bölümü dışında kalan bölümlerini önceki malik Kılıç Bakır'dan aldığını ve halen zilyet olduğunu öne sürerek ayrı ayrı davaya katılmışlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 09.07.2013 tarihli harita ve raporda (B) ile gösterilen 160,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline müdahil davacıların davalarının reddine, Hazinenin birleşen davadaki elatmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı Hazine vekili, davalı ... vekili, müdahil ... vekili, müdahil ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Mahkemece; çekişmeli taşınmazın İbrahim Cunda'ya ait iken ...'a satıldığı, ...'ın da zilyetliğinde iken müdahil ...'ya sattığı ve zilyetliğini devrettiği, bu durumun müdahiller tarafından da kabul edildiği, dolayısıyla müdahillerin taleplerinin dinlenemeyeceği gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Çekişmeli taşınmazın öncesinde ...'ya ve bitişiğinde bulunan dava dışı 889 parselin bir kısım payı öncesinde ..'ya ait iken ...'ın, tescile konu evin olduğu bölümü de kapsayan 1 dönümlük taşınmazı ...'dan, bitişiğinde bulunan 889 parseldeki payını da ...'dan 1988 yılında zilyetliğini de devralmak suretiyle satın aldığı taşınmaza ait tapu kaydından ve keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşılmaktadır.

Esasen bu hususta taraflar arasında da ihtilaf olmayıp uyuşmazlık, tescile konu taşınmazın bundan sonra ... tarafından kime satıldığı ve zilyetliğin kime devredildiği noktasında toplanmaktadır.

Davacı ... tarafından eldeki tescil davası açıldıktan sonra müdahil ... taşınmazı ...'dan 21.10.2004 tarihli harici senetle satın aldığını öne sürerek müdahil olmuş, 07.03.2006 tarihli duruşmada ...; taşınmazı müdahil ...'ya devrettiğini, artık taşınmazla bir alakasının kalmadığını beyan etmiştir.

Daha sonra ..., ...'ın bu taşınmazı 2000 yılında noter senedi ile ...'e sattığını, ...'dan da 2002 yılına kendisinin satın aldığını ve o tarihten bu yana kendisinin kullanımında olduğunu öne sürerek 29.09.2006 tarihli harçlı dilekçe ile davaya müdahil olmuş;

bilahare ... de taşınmazı ...'dan 11.02.2000 tarihli noter senedi ile satın aldığını, 153 metrekare yüzölçümündeki bölümünü ve üzerindeki evi müdahil ...'a sattığını taşınmazın geri kalan bölümünün kendisine ait olduğunu öne sürerek 29.09.2008 tarihli harçlı dilekçe ile müdahil olmuştur. ...'ün müdahil olmasından sonra bu kez ... aslında taşınmazı ...'dan daha önce satın aldığını öne sürerek 1999 yılına ait başka bir harici satış sözleşmesi ibraz etmiştir.

Davacı müdahil ...'in sonradan 2004 tarihli harici senet ile satın aldığını söyleyip sonradan diğer müdahil ...'ün sunduğu 2000 tarihli senedin geçerliliğini ortadan kaldırmak amacıyla 1999 tarihli harici senedi sunması karşısında 1999 tarihli senede itibar edilmesi mümkün değildir.

Diğer yandan ... tarafından 11.02.2000 tarihli noter senedi ile 889 parsel sayılı taşınmazdaki payını ve ...'dan satın aldığı taşınmazı satması için ...'e vekalet verdiği ve aynı tarihli harici satış sözleşmesiyle de sözkonusu taşınmazların ...'e satıldığı ve nitekim bu vekalete dayalı olarak 889 parsel sayılı taşınmazdaki payın ...'e devredildiği, ...'ten de 889 parsel sayılı taşınmazdaki payın kayden ... tarafından satın alındığı, evin bulunduğu tescile konu alan da bu satışla birlikte ...'a devredildiği,

Her ne kadar ... ...'ü vekillikten azlettiğine dair azilnamenin ilgili noterden onaylı örneği getirtilmiş incelenmesinde azilnamenin vekile adresinde tanınmadığından tebliğ edilemediği diğer bir deyişle müdahil ... yönüyle azilnamenin eldeki dava yönüyle bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Fen bilirkişileri ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda tescile konu üzerinde ev ve çardağı bulunan 160,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz olduğu (evin ayrıca 38,25 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 889 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilmiş ise de bu bölüm davaya konu değildir),

müdahil ... ev dışında kalan bir kısım yerin kendisine ait olduğunu öne sürmekte ise de 06.03.2006 havale tarihli Jeofizik mühendisi bilirikişi tarafından verilen raporda bina dışında kalan bölümünün dereyatağında kaldığını belirtmiş olması ve dosyaya sunulan taşınmaza ait fotograflardan binanın kaldığı bölümün 889 parsel ile aynı kotta ancak diğer bölümlerinin ani bir eğimle inen yamaç şeklinde olduğu çalılıklarla kaplı olduğu gözlemlenmesi karşısında müdahil ...'ün fazlaya dair talepleri yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan taşınmazın su aboneliğinin 2002 yılından itibaren müdahil ... adına olduğu, evin üst katının adı geçen tarafından yaptırıldığı, 2002 yılından bu yana kullanımının adı geçende olduğu yapılan keşif sonucunda alınan beyanlardan anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, çekişmeli taşınmazın müdahil ... adına tesciline, diğer müdahillerin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı-davacı Hazine vekili, davalı ...

Belediyesi vekili, müdahil ... vekili'nin tüm temyiz itirazlarının reddine, müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren temyiz edenlere verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ...

SONUÇ / HÜKÜM

Başkanlığına ve müdahillere ayrı ayrı iadesine, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/9015, K. 2016/7907, 19 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9015
Karar No
2016/7907
Tarih
19 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/9015 K.2016/11999
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/9016 K.2016/8353
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/9016 K.2016/12188
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/9016 K.2016/10907
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/9018 K.2016/15814
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2016/9019 K.2016/8270

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.