KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2016/9464 E., 2019/4915 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., kadastro tutanaklarında doğru belirtilmesine karşın 2864 ve 2879 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin tapuya tescil aşamasında karıştırılarak parsel numaraları ve yüzölçümlerinin yanlış yazıldığını belirterek; tapuda 2864 numara ile kayıtlı parselin 2879 sayılı parsel olarak, 2879 sayılı parselin ise 2864 sayılı parsel olarak düzeltilmesini ve 2864 sayılı parselin 06.08.2013 tarihinde Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereği 2.646,39 metrekare olarak düzeltilen yüzölçümünün 2.700,00 metrekare olarak tespiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... tarafından, 2879 ve 2864 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarındaki parsel sayıları ve yüzölçümleri gibi düzeltilmesi istemli açılmış olan davada, 2879 parsel sayılı taşınmazın 13.05.1975 tarihinde 450 metrekare olarak Hazine adına tespit edildiği, yüzölçümünün düzeltildikten sonra 2700 metrekare olarak 04.08.1992 tarihinde satın alma yoluyla davacı adına tescil edildiği.
2864 parsel sayılı taşınmazın 2700 metrekare olarak 13.05.1975 tarihinde ... adına tespit edildikten sonra itiraz üzerine 01.05.1984 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edildiği ve 28.02.2006 tarihinde yüzölçümün 2646,00 metrekare olarak düzeltildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde açıklanan olgular ile iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi birlikte değerlendirildiğinde, davada dayanılan hukuki sebebin yolsuz tescil nedenine dayalı olduğu ve bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/9464, K. 2019/4915, 1 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama