KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/2 E., 2020/4373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2020
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, .... Köyü çalışma alanında bulunan 2 parsel sayılı 105.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kaydı nedeniyle.... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ..., çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif gideri yatırılmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ...temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde keşif giderlerinin yatırılmadığı ve bu nedenle davacı tarafın 3402 sayılı Yasa'nın 36/1. maddesi uyarınca keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve mevcut delillerle de davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Kesin süreye ilişkin hükümlerin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, 3402 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereğince, keşif ara kararında ve bu ara kararına istinaden çıkartılacak meşruhatlı davetiyede; hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması,
ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişilere ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, taşınmaz başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi, bu ara kararına uymamanın sonuçlarının, hazır bulunan davacıya ihtar edilmesi, hazır bulunmayanlara ise usulen tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan 26.04.2012 tarihli keşif ara kararında hakim, katip ve mübaşire verilecek ücretler kalemler halinde gösterilmemiş olduğundan ara kararın yukarıda açıklanan hususlara tam olarak uymadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2, K. 2020/4373, 16 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama