KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/2441 E., 2020/4852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TESCİL
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; " ...
Yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olmadığı, paylaşımla davacıya kaldığı yönündeki beyanları ve taşınmazın imar-ihyasının tamamlandığı ve 20 yılı aşkın süre ile biçenek olarak kullanıldığını bildirir ziraat bilirkişi raporu dikkate alındığında, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun şekilde zilyetlik sürdürüldüğü ve dava günü itibariyle davacı taraf yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesi koşulları oluştuğu anlaşıldığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.398,00 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 7.493,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazların biçenek vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili ve Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalıların, davada yasal hasım konumunda bulunmaları nedeniyle vekalet ücreti de dahil hiç bir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeden, davalılar aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi isabetsiz ve bozma nedeni ise de, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının davalılar aleyhine yargılama gideri ve harç hükmedilmesine ilişkin 3 ve 4 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılmasına,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2441, K. 2020/4852, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama