KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/2511 E., 2021/2542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2021
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “davanın, 955 parselle ilgili tapu iptali tescil ve muhtesat aidiyetinin tespit edilerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine tesciline ilişkin olduğu, davanın açıldığı tarihte gerek dava konusu 955 parselin gerekse ifrazı sonunda oluşan 137 ada 1 ve 2 parsellerin tapuda ... adına kayıtlı bulunduğu ve davacı tarafından da davanın doğru olarak kayıt maliki aleyhine açıldığı,
ancak belediye vekilinin talebine değer verilerek davaya dahil edilen Hazinenin davada taraf sıfatı bulunmadığı ve Hazine yönünden husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için kadastro ile oluşan bir tutanağın bulunması gerektiği, tespit dışı bırakma işleminin bir kadastro işlemi olmakla birlikte böyle bir yer hakkında tespit ve sınırlandırmaya dayalı kadastro tutanağı düzenlenmediği için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının söz konusu olmayacağı belirtilerek,
dava konusu 955 parselin öncesinin kadastro çalışmalarında taşlık ve pırnallık olarak tesbit harici bırakıldığı dikkate alınarak, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanmak suretiyle karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2511, K. 2021/2542, 22 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama