KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/2869 E., 2020/3957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ...Köyü çalışma alanında bulunan 144 ada 1 parsel sayılı 1.879,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesine yazılan, mirasçıları tespit edilemeyen ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... satın almaya dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve vekalet ücreti yönünden de bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK 297/1 fıkrasında mahkemenin gerekçeli kararının hangi hususları kapsayacağı belirlenmiş olup, anılan maddenin (b) bendi gereğince tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi zorunludur.
Somut olayda davalılardan ..., ... ve ...'un vesayet altında olduğu ve kendilerine sırası ile ..., ... ve ...'un vasi olarak atandıkları anlaşılmaktadır. Ne var ki, karar başlığında adı geçenlerin kendileri taraf olarak gösterilip, kanuni temsilci olarak vasilerinin adları yer almadığı gibi, adı geçen vasiler de dahili davalı olarak gösterilmiş olmakla karar başlığı usulüne uygun bulunmamaktadır.
Öte yandan, dosyadaki vesayet kararının, vasilere husumet iznini de içermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davada taraf teşkili de sağlanmamıştır. Bilindiği üzere taraf teşkili dava şartı olup, bu şart sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, öncelikle yukarıda adı geçen davalılara vasi olarak atanan ..., ... ve ...'un husumete izin almaları konusunda kendilerine süre ve imkan verilmeli; taraf teşkili usulünce sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esası yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/2869, K. 2020/3957, 2 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama