KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/3850 E., 2021/1218 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2021
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Davanın, mirasen intikal ve eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayanılarak açıldığı, davalı tarafın ise taksim savunmasında bulunduğu ve her iki tarafın da tanık deliline dayandığı, keşif sırasında davalı tanıklarının dinlenmediği, maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanmasının mümkün bulunduğu belirtilerek, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK'nın 258. maddesi hükmü uyarınca yeniden keşif yerinde hazır bulunmaları için davetiye ile çağrılmaları, aynı Kanunun 259. maddesi uyarınca taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilerek,
taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, uyuşmazlık konusu olan bu yerin kamulaştırılma tarihine kadar kimler tarafından zilyet ve tasarruf edildiğinin, zilyetliğin ve kullanma hakkının kimde bulunduğunun kendilerinden sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde aynı Kanunun 265. maddesi hükmü gözönünde tutularak çelişkinin giderilmesine çalışılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı Hazineye yönelik davasının husumet yokluğundan reddine, Hazine dışındaki diğer davalılara yönelik davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 102 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarda davacılardan ...' in 100/800, davacılardan ..., ..., ... ve ...'ın 75/800' er oranında mülkiyet haklarının bulunduğunun ayrı ayrı tespitine, çekişmeli 102 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/3850, K. 2021/1218, 15 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama