KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/4147 E., 2020/2944 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sonucunda ... İlçesi ...
Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 13 parsel sayılı 36.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 64 parsel numarasıyla ve 37.529,28 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 293 parsel sayılı 31.050,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 65 parsel numarasıyla ve 34.736,48 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında paydaşı olduğu 109 ada 64 parsel sayılı taşınmaz ile aynı ada 65 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın yanlış tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava. 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. Bu tür davalarda, tüm paydaşların birlikte dava açmaları yahut biri veya birkaçı tarafından açılan davaya diğer paydaşların katılımının sağlanması gerekir. Dava konusu 109 ada 64 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, davacının tapuda tam paylı malik olmadığı, taşınmazda davacı dışında 30 adet paydaşın bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın niteliği itibariyle, yargılama neticesi verilecek hükümle müşterek maliklerin tamamının hukukunun etkilenecek olması nedeniyle, diğer paydaşların da davaya katılımının sağlanması zorunlu olmasına rağmen, Mahkemece, diğer paydaşların katılımını sağlaması için davacıya süre ve imkan tanınmamıştır.
Bu haliyle, davada aktif dava ehliyetinin tamamlandığından söz edilemez, aktif dava ehliyetinin mevcudiyeti dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esası hakkında hüküm kurulması mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/4147, K. 2020/2944, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama