KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2017/4474 E., 2018/3968 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Dava türü
- UYGULAMA KADASTROSU
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 68 ada 28 parsel sayılı 3.651,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 3.563,99 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin ada ve parsel numarası belirtmeksizin davalılara ait komşu taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, askı ilan tarihinin 31.07.2014 tarihinde dolduğu, davacı Hazinenin dava dilekçesini 31.07.2014 tarihinde havale ettirmiş olmakla beraber gerekli harç ve giderlerin tevzi formunun düzenlendiği 05.08.2014 tarihte yatırıldığı, bu nedenle davanın askı ilan süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin göreve ilişkin vardığı sonuç, dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davanın açıldığı tarihin belirlenmesi, harca tabi olup olmamasına göre değişiklik gösterir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.02.1984 gün ve 1983/7 Esas, 1984/3 Karar sayılı Kararında her iki hal için davanın açıldığı tarihin nasıl belirleneceği ayrı ayrı karara bağlanmıştır: Harca tabi olmayan davalarda, dava dilekçesi hakim tarafından usulen kaleme havale edilmekle artık mahkemenin tasarrufuna geçmiş sayılır.
Çünkü bu gibi davalarda davacı, dava dilekçesini hakime vermekle kendine düşen görevi yerine getirmiş ve yapacağı başka bir işlem kalmamıştır. Bir başka anlatımla, artık davacının dava dilekçesi üzerinde tasarruf yetkisi sona ermiş ve dilekçe mahkeme dosyasının bir unsuru olmuştur. Bu bakımdan, hakimin dilekçeyi davacıya geri vermeyip aynı gün ilgili deftere (esas, muhabere veya tevzi defterine) kaydının yapılması için bir görevli ile mahkeme kalemine göndermesi gerekir.
Demek oluyor ki, harca tabi olmayan davalarda, dava dilekçesinin hakim tarafından mahkeme kalemine havale edildiği gün dilekçenin deftere kaydı yapılmalıdır. Ayrıca Kadastro Kanunu'nun 11/1. maddesinde askı ilan süresi otuz gün olarak kabul edilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 161. maddesinde ise "gün olarak tayin edilmiş sürelerin hesabında, tefhim ve tebliğ edildiği günün hesaba katılmayacağı hükmü" yer almaktadır.
(6100 sayılı yeni HMK'da 92. madde) Çekişmeli taşınmazların tutanağı 02.07.2014 tarihinde askıya çıkarılmış olup, 30 günlük askı süresi 31.07.2014 tarihinde dolmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/4474, K. 2018/3968, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama