KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2017/5642 E., 2021/5265 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2021
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 127 ada 21 parsel sayılı 1301,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle 1/2 payla ... adına, 1/2 payla iştirak halinde ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiş ve tespit maliki ...’un ölümüyle payı, mirasçıları ... ve ...’a intikal etmiştir. Davacı ..., tapu kaydına ve hibeye dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 127 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Çekişmeli 127 ada 21 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 13.06.2000 tarihinde yapılmış olup, temyize konu davadan önce, tespit malikleri tarafından taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği iddiasıyla komşu taşınmazlar davalı gösterilerek Kadastro Mahkemesine dava açılmış, yargılama neticesinde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesiyle 127 ada 21 parsel sayılı taşınmaz 13.8.2010 tarihinde tapuya tescil edilmiştir.
Ne var ki, anılan bu davada, 127 ada 21 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı gibi, tespit malikleri tarafından komşu parsel maliklerine açılan davanın, aleyhlerine hüküm ifade etmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kanun' un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre, taşınmazın tapuya tescil tarihinden değil, kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten başladığına göre, tespitin kesinleştiği 13.03.2001 tarihi ile dava tarihi olan 18.7.2013 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/5642, K. 2021/5265, 11 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama