İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /16. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 16. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/2402 K.2020/3033

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 15.09.2020 gün ve saatte temyiz eden ... mirasçıları vekili Avukat ... geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen…

Esas2018/2402Karar2020/3033Tarih15 Eylül 2020Okuma5 dk · 1.071 kelime

KÜNYE

16. Hukuk Dairesi 2018/2402 E., 2020/3033 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Eylül 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.071 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 15.09.2020 gün ve saatte temyiz eden ... mirasçıları vekili Avukat ... geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle.

"Mahkemece 102 ada 453 parsel sayılı taşınmazın öncesinin miras bırakan ...'a ait olduğu, sağlığında bağışlayarak zilyetliğini davacıya devrettiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik konusunda, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi, tanık sözleriyle, tutanak içeriğine yansıyan tespit bilirkişisi beyanları arasında aykırılık bulunduğu halde bu aykırılık giderilmeden karar verilmiş olmasının isabetsizliğine" değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda temyize konu. 102 ada 453, 459, 469, 104 ada 5, 11, 125 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Öncesinde dava konusu olan 102 ada 459, 469, 125 ada 23 ve 104 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, Mahkemece 28.03.2012 tarihli hükümle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça aleyhinde olan bu taşınmazlara ilişkin hükmün temyiz edilmeyip, davanın kabulüne karar verilen 102 ada 468 ve 453 parsel sayılı taşınmazlar yönüyle davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.12.2012 tarih 2012/6755-11075 Esas, Karar sayılı ilamı ile,

çekişmeli 102 ada 468 ve 453 parseller hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda eksik araştırma ve inceleme nedeniyle bozulduğu ve dosyanın şimdiki 2013/16 Esasına kaydolunarak bozulan parseller yönüyle yargılamaya devam edildiği, diğer bir anlatımla 102 ada 459, 469, 125 ada 23 ve 104 ada 5 parseller hakkındaki önceki günlü hükmün kesinleştiği halde yeniden yargılama konusu yapılarak kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Çekişmeli 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında Mahkemece yukarıda anılan 28.03.2012 tarihli hükümde davanın kabulü ile 1/3 payın davacı adına, 2/3 payın davalı adına tesciline karar verildiği, hükmün davalının temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2012 tarihli ilamı ile onandığı, karar düzeltme yoluna başvurulmadığı, böylece temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 104 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki yerel mahkemenin 28.03.2012 tarihli kararının kesinleşmiş olduğu halde, yeniden yargılama yapılarak kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Diğer yandan Orman İdaresi tarafından 102 ada 469, 453, 125 ada 23 ve başkaca taşınmazlar hakkında taşınmazların orman olduğu iddiasıyla Kadastro Mahkemesinin 2008/69 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, yargılama sonunda bu parseller yönüyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildiği ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2010/12255 Esas sayılı ilamıyla onandığı, karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın hükmün 2011 tarihinde kesinleştiği, 2008/69 Esas sayılı dosyada yalnızca orman iddiası yönüyle yargılama yapılıp sonuçlandırıldığı,

eldeki dosyanın ise 2008/69 Esas dosyasıyla birleştirilmeksizin bağımsız olarak yürütüldüğü, diğer bir anlatımla eldeki dosya ile tarafları, iddia ve sebepleri yönüyle farklı olup, sırf dava konusu edilen parsellerin aynı olmasının üstelik bu taşınmazların orman olmadığının belirlenmesi karşısında 2008/68 Esas sayılı dosyanın kesin hüküm oluşturması hukuken mümkün bulunmadığı halde yerel mahkemece 2008/68 Esas sayılı dosyaya atıf yapılarak kesin hükümün varlığının kabul edilmesi doğru bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Mahkemece, 102 ada 450, 469, 125 ada 23 ve 104 ada 5 ve 104 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen 28.03.2012 tarihli önceki günlü hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle, bu parseller hakkında hiç hüküm kurulmaması gerekirken, kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı olacak şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz tirazlarının bu nedenlerle kabulü ile 102 ada 450, 469, 125 ada 23 ve 104 ada 5 ve 104 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA,

2- Davacılar vekilinin 102 ada 453 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece 28.03.2012 tarihli kararla, davacının davasının kabulü ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, davalı ...'un temyizi üzerine, Dairemizce eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinin 2008/68 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve hükmün kesinleştiği belirtilerek davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Oysaki; yukarıda 1. bendin 2. paragrafında da anlatıldığı üzere, Orman İdaresi tarafından 102 ada 469, 453, 125 ada 23 ve başkaca taşınmazlar hakkında taşınmazların orman olduğu iddiasıyla Kadastro Mahkemesinin 2008/69 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, yargılama sonunda bu parseller yönüyle davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildiği hükmün, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2010/12255 Esas sayılı ilamıyla onandığı ve karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın 2011 tarihinde kesinleştiği, söz konusu 2008/69 Esas sayılı dosyada yalnızca orman iddiası yönünden yargılama yapılıp davanın sonuçlandırıldığı,

eldeki dava dosyasının ise 2008/68 Esas dosyasıyla birleştirilmeksizin bağımsız olarak yürütüldüğü, diğer bir anlatımla kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen davanın, tarafları, iddia ve sebepleri yönüyle eldeki davadan farklı olup, sırf dava konusu edilen parsellerin aynı olmasının, üstelik bu taşınmazların orman olmadığının da belirlenmesi karşısında 2008/68 Esas sayılı dosyanın kesin hüküm oluşturmasının hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece 2008/68 Esas sayılı dosyaya atıf yapılarak kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamaktadır.

Diğer yandan; öncesinde dava konusu olan 102 ada 468 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün de Dairemizin 18.12.2012 tarihli ilamıyla aynı şekilde araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulduğu, bozma ilamında Kadastro Mahkemesinin 2008/68 Esas sayılı dosyasına atıf yapılarak,

102 ada 468 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman niteliği ile tesciline karar verildiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, diğer bir anlatımla orman sayılmayan kısım yönüyle eldeki dosyanın tarafları arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gereğine değinildiği ve mahkemece bozma ilamına uyulup yargılama yapılırken gerekçesiz ve usul ekonomisine aykırı olarak 102 ada 468 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın eldeki dosyadan tefrikiyle 2017/4 Esas sırasına kaydedilerek kesin hüküm nedeniyle reddine karar verildiği,

davacının temyizi üzerine Dairemizin 2017/2607 Esası üzerinden, iş bu dosya ile aynı gün temyiz incelemesinin yapıldığı ve hükmüne uyulan bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi için bozulduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca.

Mahkemece öncelikle, 102 ada 468 parsel hakkındaki davanın, eldeki dava ile birleştirilmesinin beklenilmesi ve daha sonra hükmüne uyulan Dairemizin 18.12.2012 tarih 2012/6755-11075 Esas, Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, tüm deliller toplanmak suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile çekişmeli 102 ada 453 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay duruşması için belirlenen 2.540,00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/2402, K. 2020/3033, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2402
Karar No
2020/3033
Tarih
15 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2404 K.2020/3943
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2407 K.2020/3656
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2413 K.2020/3657
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/2417 K.2020/7189
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/2418 K.2020/2835
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2418 K.2020/2952

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.