KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/5034 E., 2018/7706 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İli, Merkez İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve ... sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra 13.03.2013 tarihinde idari yoldan 379 parsel numarasıyla 64.093,75 metrekare yüzölçümlü olarak ham toprak vasfıyla ... adına tescil edilen taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 379 parsel sayılı taşınmazın 18.03.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 26.339,89 metrekare yüzölçümündeki bölümünün davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., dava dilekçesinde sınırlarını gösterdiği ve tescil harici alanda kaldığını belirttiği taşınmaz bölümünde lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu açıklayarak taşınmazın adına tescili istemiyle 16.07.2013 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonucunda, çekişmeli taşınmaz bölümünün dava tarihinden önce 13.03.2013 tarihinde idari yoldan davalı ... adına tapuya tescil edilen 379 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
Ne var ki, çekişmeli taşınmaz bölümünün dava tarihinde tapulu bir yer içerisinde kaldığı anlaşılmasına rağmen davacı taraf davasını tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah etmemiştir. Dava tescil talebiyle açılmış olup, tescil isteminin de davacı tarafça yöntemine uygun bir ıslah dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle tapu iptali ve tescil davası olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/5034, K. 2018/7706, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama