KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/5048 E., 2021/3385 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2021
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 448 ve 109 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 204,28 ve 718,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1986 yılından beri ...'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın tapu kaydında yazılı kimlik numarasının kendisine ait olmadığı, sicilin hatalı tutulduğu iddiasına dayanarak, kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 108 ada 448 ve 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde adı yazılı Mehmet oğlu ...’ın, "..." kimlik numarasına sahip ... ve ... oğlu ... ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılan zilyetlik şerhindeki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemi ile açılmış olup, bu nitelikteki davalar, çekişmesiz yargı işi olmakla beraber, kayıt maliki olması nedeniyle ilgili sıfatıyla Hazinenin de davada yer alması gerekir. Davacı taraf, dava dilekçesinde Tapu Müdürlüğünü aleyhine dava açmış ise de, dilekçesindeki anlatım ve istem dikkate alındığında bu durumun temsilcide hata niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Temsilcide hata halinde, doğru hasma davanın yönetilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanabileceği Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarından olduğu gibi, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi ile de temsilcide yanılgı hali yasal düzenlemeye kavuşturulmuştur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/5048, K. 2021/3385, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama