KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/780 E., 2018/2886 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2018
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 377 ada 9 parsel sayılı 1.397,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 20 yılı aşkın süredir ...’nın zilyetliğinde olduğu ancak komşu parsel tutanaklarından anlaşıldığı üzere firari-mütegayyip kişilerden kalan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... oğlu ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmaz 20 yılı aşkın süredir davacının babası ...’nın zilyetliğinde olduğu ancak firari-mütegayyip kişilerden kalan yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar da, çekişmeli taşınmazın davacının babası ...’e aitken ölümü ile davacının kullandığını beyan etmişlerdir.
Getirtilen nüfus aile kayıt tablosuna göre ...’nın davacı dışında başkaca mirasçılarının olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kadının iptali ve müstakilen adına tescili istemiyle dava açmış olup gerek dava dilekçesinde gerekse aşamalarda, öncesinde babasına ait olduğu anlaşılan taşınmazın kendisine ne şekilde geçtiği (taksim, satış, bağış vs.) hususunda açıklama yapmamış, mahkemece de bu hususta davacıdan açıklama istenmemiştir.
İştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda mirasçılardan birisi tek başına taşınmazın adına tescili için dava açamayacağı gibi bu şekilde açılan davalara diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması suretiyle devam edilmesi de mümkün değildir. Somut olayda; mahkemece davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacıdan çekişmeli taşınmazın kendisine ne şeklide geçtiği (taksim, satış, bağış vs.) hususunda açıklama ve ispat istemektir. Davacı çekişmeli taşınmazın geçerli bir sebeple kendisine intikal ettiğini ispat edemez ise aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/780, K. 2018/2886, 25 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama