KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2018/790 E., 2018/1553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, Kumluca İlçesi Karacaören Köyü çalışma alanında bulunan 515 ada 2 parsel sayılı 48.327.015,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanım ve mera komisyon kararına dayanılarak kamu orta malı "yaylak" vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve taksime dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmışlardır.
Yargılama sırasında 6360 sayılı Yasa uyarınca ... davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 515 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 2.757,00 metrekarelik kısmının ifrazı ile tarla vasfıyla davacılar adına tapuya tesciline, kalan kısmın ise mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili ile ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacı tarafça dayanılan 14.06.1952 tarih ve 29 sayılı tapu kaydında taşınmazın sınırları dört tarafı yol ve Kerimin tarlası şeklinde gösterilmiş olup, taşınmazın vasfı da tarla olarak belirtilmiştir.
Sözkonusu tapu kaydının sınırları itibariyle genişletilmeye elverişli ve her yere uyabilecek kayıtlardan olduğu açıktır. Kaldı ki, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tapu kaydında yazılı Yarış Mevki’nin burası olmadığını açıkça beyan etmişlerdir. Çekişmeli taşınmaz bölümünün dört tarafında patika yolların bulunması, tek başına tapu kaydının buraya ait olduğu anlamına gelmez.
Dolayısıyla, dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kaldığı ispatlanamamıştır. Öte yandan, ziraat bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın yaklaşık 25-30 yıldır ekilip biçilmediği ve yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz, kadim mera ve yayla alanlarıyla çevrili olup, 515 ada 2 parsel sayılı yayla vasfındaki büyük bir taşınmazın ortasında küçük bir alanı oluşturmaktadır.
Bu konumdaki yerlerin mera ve yayla alanlarının bütünlüğünü bozduğunun, mera ve yayla alanlarından açılmak suretiyle elde edildiğinin ve bu alanların devamı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Kadim mera ve yayla alanlarının tam ortasında kalan nizalı taşınmaz bölümünün öncesinin mera ya da yayla olmadığına dair keşifte beyanda bulunan yerel bilirkişi ifadelerine de değer verilemez.
Esasen bu nitelikteki yerler özel mülkiyete konu olamayacaklarından, taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğe itibar etme olanağı da yoktur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2018/790, K. 2018/1553, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama