KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/1473 E., 2019/3709 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının taşınmaza uyması halinde, tapu dışı satış tarihi ile kadastro tespitine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b maddesinde belirtilen 10 yıllık sürenin geçip geçmediği ve tapu dışı satışın bozulmuş olup olmadığının araştırılması, 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b koşullarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 102 ada 79 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile üzerindeki ipotek şerhiyle birlikte davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı, tesisinden itibaren iktisap sebebini de gösterecek şekilde tüm tedavülleri ile getirtilmemiş, bu tapu kaydının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği sorulmamış ve çekişmeli taşınmazları kenardan çevreleyen komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilmediği için tapu uygulamasında bu kayıtlardan yararlanılmamış, her ne kadar fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu belirtilmiş ise de, raporda tapu kaydının kuzey sınırı ...
Deresi, doğu sınırı ... Deresi, ... sınırı ... yolu, batı sınırı ... yokuşu denilmekle yetinilmiş olup, rapora ek krokide bu sınırların gösterilmemiş olması sebebiyle rapor denetime elverişli olmadığı gibi, taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı da kesin olarak belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, öncelikle davacının tutunduğu tapu kaydı, tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ve çekişmeli taşınmaza geniş sınırları itibariyle komşu olan parsellere ait onaylı tutanak suretleri ile varsa dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra,
mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalı ve bu keşifte davacının dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli,
bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ile de denetlenerek tapu kaydının kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarında ve miktarında değişiklik meydana gelmiş ise, bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özellikler hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
Tapu kaydının revizyon gördüğü parseller varsa, bunlardan hükmen kesinleşenlerin dava dosyalarındaki kayıt uygulaması, tapu kaydına kapsam tayin edilirken göz önünde bulundurulmalıdır.
Yerel bilirkişiler ve tanıkların, tapu kayıtlarının uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu, komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli ve fen bilirkişisinden uygulanan tapu kaydının kapsamını belirlemesi ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlenmesi istenmeli, tapu kaydının taşınmazı kapsaması halinde 3402 sayılı Yasa'nın 13/B-b maddesinde öngörülen iktisap koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/1473, K. 2019/3709, 14 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama