KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/1666 E., 2021/3776 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2021
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “davacının, davalı adına verilen kullanıcı şerhinin iptali ile kendisinin kullanıcı olduğunun tespitine ilişkin asıl dosya açtığı dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karararın onanmasına karar verildikten sonra; birleşen dosyayla açılan tapu iptali ve tescil talebi yönünden ise, çekişmeli taşınmazın fiili kullanıcısının güncelleme çalışmalarının yapıldığı tarihte davalı ... olduğu, Hazine’nin de taşınmazı fiili kullanıcısı olan davalıya sattığı bu durumda davalı adına yolsuz tescil bulunduğundan bahsedilemeyeceği belirtilerek,
davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin” isabetsizliğine" değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına; birleşen 2014/218 Esas sayılı dava yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından birleşen dava yönünden, davalı vekili tarafından ise asıl davada hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise, asıl dava olan kullanım şerhine itiraz davası yönünden daha önce verilen hüküm onanarak kesinleşmesine rağmen bu dava yönünden davalı aleyhine yeniden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/1666, K. 2021/3776, 19 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama