KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2019/2494 E., 2021/5150 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2021
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 2004 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilip tescil harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında, kendisine ait olan 135 ada 17 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğu iddiasına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 04.05.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kırmızıya boyalı 44,24 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı adına kayıtlı 135 ada 17 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde; orman sayılmayan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilir.
Somut olayda, çekişmeli taşınmaz bölümü kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılmış olup, inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan rapordaki fotoğraflardan, taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğe dair herhangi bir emarenin bulunmadığı, taşınmaz bölümünün kullanılmayan, boş ve atıl durumda olduğu anlaşılmakta olup, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği kuşkusuzdur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/2494, K. 2021/5150, 9 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama