KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/25 E., 2019/1375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca 135 ada 23 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından .....nin talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında ....
Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 135 ada 29 parsel sayılı 10.220,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 10.228,85 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda .... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 135 ada 20 parsel sayılı 1.058,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1.046,50 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 135 ada 21 parsel sayılı 680,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 672,41 metrekare yüzölçümlü olarak;
tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 135 ada 22 parsel sayılı 1.458,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1.449,68 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ....ve müşterekleri adına kayıtlı olan 135 ada 23 parsel sayılı 4.500,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4.518,85 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı ....
Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltme işlemi sonucunda paydaşı olduğu 135 ada 28 ve 29 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin azaltıldığını ve eksiltilen kısımların 135 ada 12, 20, 21, 22, 23 ve 27 parsel sayılı taşınmazlara ilave edildiğini ileri sürerek yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçeli olması hususu 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde gösterilmiş olup, aynı zamanda Anayasa'nın 141/3. maddesinin de amir hükmü gereğidir. Mahkeme kararları tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri mutlaka kapsamalıdır.
Tarafların hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilmeleri ve Yargıtay'ın kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür.
Ne var ki; mahkemece, “tüm dosya ve Yargıtay kararı ışığında” denilmek suretiyle hiçbir gerekçe gösterilmeden, yukarıda açıklanan ilkelere aykırı şekilde davanın reddine karar verilmiş olup, reddedilen hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçe ve nedenlere dayandığı tartışılarak değerlendirilmemiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/25, K. 2019/1375, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama