KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/286 E., 2019/2038 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Dava türü
- MÜKERRER KADASTRO İŞLEMİNİN İPTALİ
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ...Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda kendisi ve müşterekleri adına kayıtlı olan 250 parsel sayılı taşınmaz ile ...Köyü çalışma alanında bulunan ve mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilen 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mükerrer olarak tespit ve tescil edildiği iddiasına dayanarak 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazda mükerrer olan kısmın tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan 04.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (1) nolu krokide (F) harfi ile gösterilen bölüm içerisinde kalan ve 250 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olan 60.600,00 metrekarelik kısmın mükerrer kadastro niteliğinde olduğunun tespiti ile, bu kısmın kadastrosunun tüm sonuçları ile hükümsüz sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacının kayıt maliki olduğu 250 parsel sayılı taşınmazın müşterek (paylı) mülkiyete tabi olduğu ve taşınmazda davacı dışında başka paydaşlarında bulunduğu ancak diğer paydaşların davada yer almadıkları anlaşılmaktadır. Davanın niteliği itibarıyla, yargılama neticesinde verilecek karar tüm paydaşların hukuki durumunu etkileyeceğinden kayıt maliki olan tüm paydaşların davada yer almaları gerekmektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle davacıya, 250 parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki diğer tapu maliklerinin yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmeli, taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yön göz ardı edilerek esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden ...'na iadesine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/286, K. 2019/2038, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama