KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/3697 E., 2019/6430 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 4689 parsel sayılı 8.240,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 224 ada 45 parsel numarasıyla ve 6.531,93 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 4688 parsel sayılı 2.880,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 224 ada 46 parsel numarasıyla ve 4.082,58 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ise 224 ada 46 parsel sayılı taşınmaz malikleri davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 224 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişiler ...,...'in 24.12.2015 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.708,08 metrekare yüzölçümündeki kısmın 224 ada 46 parsel sayılı taşınmazdan çıkarılarak davacıya ait 224 ada 45 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, böylelikle 224 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 8.240 metrekare yüzölçümlü olarak, 224 ada 46 parsel sayılı taşınmazın ise 2.374,50 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. Uygulama kadastrosuna itiraz davalarında husumetin, davacıya ait taşınmazda eksilmeye neden olduğu belirtilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı ..., Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek dava açmış, mahkemece icra edilen keşif sonucu düzenlenen teknik bilirkişi raporunda taşınmazdaki eksilmenin taşınmaza komşu eski 4688 (yeni 224 ada 46 parsel) sayılı taşınmazdan kaynaklandığının belirtilmesi üzerine sözü edilen parsel malikleri davaya dahil edilmiştir.
Ne var ki; çekişmeli 224 ada 46 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ... ve ... Şüphesiz, çocuksuz öldükleri ve mirasçıları olarak eşleri ile kardeşlerini bıraktıkları halde, kardeşlerinden ... mirasçıları davaya dahil edilmemiştir. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca mahkemece öncelikle, davacı tarafa sözü edilen taşınmazın maliklerinden ... ve ... mirasçıları olarak ... mirasçılarının yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde ise işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu yön göz ardı edilerek taraf koşulu yerine getirilmeden hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davacı tarafından dava dilekçesinde Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek dava açılmış olmakla birlikte, yargılama sırasında uyuşmazlığın taşınmaza komşu 224 ada 46 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığının teknik bilirkişi tarafından belirtilmesi üzerine sözü edilen parsel malikleri davaya dahil edildiğine göre, mahkemece Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi de isabetsiz olup,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/3697, K. 2019/6430, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama