KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/4106 E., 2019/6260 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ... ve arkadaşları, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çalılık niteliği ile tespit harici bırakıldıktan sonra 2001 yılında imar uygulaması sonucu ... parsel numarası ve 21.409 metrekare yüzölçümü ile Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B) ve (D) harfleri ile gösterilen 2.964,70 ve 1.987,45 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları, dava dilekçelerinde sınırlarını gösterdikleri ve tescil harici alanda kaldığını belirttikleri taşınmaz bölümünde, lehlerine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla taşınmazın adlarına tescili istemiyle 15.10.2002 tarihinde dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan keşif sonucunda, çekişmeli taşınmaz bölümünün dava tarihinden önce 24.12.2001 tarihinde imar uygulaması ile davalı Hazine adına tapuya tescil edilen 4857 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Çekişmeli taşınmaz bölümünün dava tarihinde tapulu bir yer içerisinde kaldığı anlaşılmasına rağmen, davacı taraf davasını tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah etmemiştir.
Dava tescil talebiyle açılmış olup, davacı tarafça yasal süresi içerisinde ve yöntemine uygun şekilde ıslah talebinde bulunulmamıştır. Tapuda kayıtlı taşınmazların yeniden tescili de mümkün değildir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/4106, K. 2019/6260, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama