KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/4932 E., 2019/7742 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında,... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 27 parsel sayılı 992,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...’in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2010 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sırasında taşınmazın kullanıcısında bir değişiklik olmamıştır.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın fiili kulanıcısının kendisi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne; çekişmeli 105 ada 27 parsel nolu taşınmaza 28.01.2014 tarihli fen ve orman bilirkişisi tarafından hazırlanan rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 727,24 metrekarelik yerin kullanıcısının davacı ... olduğunun tespitine ve tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak adının yazılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmına davacının zilyet olduğu, bu yerin öncesinde amcasının olduğu ve amcasından davacıya kaldığı, 15 yıldır davacının kullandığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dava konusu taşınmazla ilgili olarak düzenlenen kullanım kadastrosu tespit tutanağı 21.09.1998 tarihinde kesinleşmiş olup, bu çalışma sırasında çekişmeli 105 ada 27 parselin kullanım kadastro tutanağının beyanlar hanesinde kullanıcısı olarak davalı ... gösterilmiş. 2010 yılında yapılan güncelleme çalışmalarında da yine davalı ... kullanıcı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın zilyetliğini amcası Mehmet Gök’ten devir ve teslim alıp, 30-35 yıldır (1978-1983 yıllarına denk geliyor) kendi kullanımında olduğu iddiasına dayanarak 04.02.2013 tarihinde dava açmıştır. Davacının, kullanım kadastrosu tespitinden önceki hakka dayanarak hak talep ettiği ve taşınmazı davalı ...’den satın aldığını da iddia etmediği anlaşıldığına göre mahkemece.
29.12.1998 tarihinde kesinleşen kullanım kadastrosu tutanağı esas alınmak suretiyle, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu göz önünde bulundurularak,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/4932, K. 2019/7742, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama