KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2019/4971 E., 2020/1940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2020
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle.
"Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yargılama sırasında 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak, dava dışı ... adına tescil edildiği ve bu nedenle zilyetliğe dayalı taleplerin ileri sürülmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davaya zilyetliğin şerhine yönelik olarak devam edilemez ise de, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespiti yönünden hüküm kurulmasına engel yasal bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, davacının zilyetliğinin tespiti isteminde bulunmasında da sonrasında ileri sürülecek hak talepleri açısından hukuki yararının mevcut olduğu belirtilerek,
Mahkemece, öncelikle davacı tarafa, ...'yi davaya dahil etmeleri için süre ve imkan tanınması, bundan sonra işin esasına girilerek kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte davacı lehine zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve oluştuğunun kabul edilmesi halinde ise tespit hükmü kurulması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 02.10.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda (D2) harfiyle gösterilen 783,67 metrekarelik alanda davacı ...'ın zilyet olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesi uyarınca hakim; doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde bir karar vermek zorundadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/4971, K. 2020/1940, 15 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama